26 Şubat üç bin yıl sürecek

“Yeniden Kuvayi Milliye”  ve “Vatansever Güç Birliği” gibi adlarla ne idüğü belirsiz, garip tipler tarafından yurdun dört bir tarafında pıtırak gibi kurulan ve her memleketin saf ve faşist eğilimli tamircisi, tüpçüsü gibi küçük esnafını çatısı altında toplayıp, bir spor salonunda silah-kur’an-bayrak üçlüsü üzerine el bastırıp “bu yolda ölmek var öldürmek var” diye yemin ettiren bir “oluşum” vardı. O sıralar tarif edemiyordu kimse, neyin ne olduğunu anlayamıyorduk sade vatandaşlar olarak ama biraz sağduyusu olan bulaşılmaması gerektiğini seziyordu.

O iklim Hrant’ı aldı aramızdan… Şimdi o iklimin provokatörü “Kerinçekler ve Perinçsizler” Silivri’de fakat zihniyeti 26 Şubat Pazar günü Taksim’deydi. İşin garibi, bir zamanlar o iklimin hedefi olan AKP’nin İç İşleri Bakanı da aldı eline mikrofonu, resmen meydandaki faşistlerden rol çaldı.

Bir haftadır 28 Şubat ile yatıp kalkıyoruz. Bin yıl süreceği söylenen rejimin üç yıl bile süremediği üzerine konuşuyoruz. Twitter’da“#bence28subat” diye bir “top trend” oluştu, orda herkes kendi açısından 28 Şubat’ın neye denk geldiğini ifade etti. Ben 28 Şubat’ın bin yıldan fazladır zaten sürdüğü ve bin yıldan fazla da sürmeye devam edeceğini düşünüyorum zira twitter diliyle söylersek “#bence28subat bir darbe değil bir zihniyet”! Bu zihniyet Pazar günü Taksim meydanında rövanş alıyordu aklınca. Bir ermeni vuruldu diye toplanan binlerce “ermeni olmayan” insanın “hepimiz ermeniyiz” demeleri çok acı koymuş ki, akılları sıra rövanş aldılar.

Hür Fikirler’e Murat Belge’nin mevzu ile ilgili yazısını eklerken hangi resmi koysam bilemedim. Meydanda elinde malum pankartı taşıyan kızın resmini koymaya utandım. Siteyi ilk açtığınızda karşınıza bir küfür gelecek, benim midem buna müsaade etmedi ama o pankartı gururla taşıyan ve aklınca intikam aldığını düşünen bir zihniyet var. İşte bu zihniyet 28 Şubat’ın kendisi ve bin yıldan fazladır var, bin yıldan fazla da devam edecek.

Hrant cinayetinin kendilerine karşı bir operasyonun bir ayağı olarak işlendiğinin farkında olan AKP bu cinayetin mahkemesinde oynanan tiyatroya açıkça bir tavır alamıyor. Hrant cinayeti AKP’nin namus meselesidir, hem kendine karşı işlenmiştir, hem de kendi iktidarında işlenmiştir. İhmali olan devlet görevlilerinin amiri AKP hükümetidir. Hrant cinayetini toplum vicdanı için değilse bile kendileri açısından çözmeleri gerekiyor.

Bunları suya yazdığımı ve bir şeyin değişmeyeceğini adım gibi bildiğimi söylemek isterim. 10 yılda 28 Şubat’ın mağdurlarını on kat güçlendirecek bir devran döndüyse bu devran da döner her şey yeniden başlar. O zaman AKP Taksim’de atılan intikam nutuklarını, açılan pankartların ne manaya geldiğini anlar. Gazeteler de 28 Şubat yazı dizilerini bırakır, “26 Şubat Mitingi” ve sonrasının yazı dizisine başlar. İşin ilginci şu olur, 28 Şubat yazı dizilerine “mağdur” olarak konuşanlar “26 Şubat Mitingi” yazı dizisine de “mağdur” olarak konuşurlar.

Ve bu böyle sürüp gider. En iyi ihtimalle üç bin yıl boyunca…

Yorumlar

Yorumlar