Abdullah Gül, Devlet Bahçeli ve Vefa

Devlet Bahçeli, 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday çıkarmayacağınız ve Erdoğan’ı destekleyeceklerini açıkladı. Bahçeli için linç de başlamış oldu fakat fark etmedikleri bir şey var, Türkiye siyasetinde son 15 yılın en tutarlı ve vefalı siyasetçisi Devlet Bahçeli. Bahçeli’ye vefa borcu olan siyasetçiler arasında en çok da Abdullah Gül var.

Abdullah Gül aday olduğunda Cumhurbaşkanı seçilememişti, seçime gitmek zorunda kaldık ve seçim sonrasında MHP’nin meclise girmesi ile kilidi Devlet Bahçeli “mecliste oylamaya katılacağız” diyerek çözmüştü. 367 garabetini hatırlarsınız, fakat Gül’ün adaylıktan çekilmesini hatırlıyorsanız, siyasi hafızanız ve gündem takibiniz ortalamanın üstünde demektir.

Sürekli “vefa”dan dem vuran Abdullah Gül ve etrafındaki gazeteci yazarlar unutmuşa benziyor ama 2007 yılında Türkiye Cumhuriyeti, sırf bazıları istemiyor diye Cumhurbaşkanını seçemiyordu. AK Parti’nin adayını dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan “Adayımız Abdullah Gül kardeşimdir” diyerek ilan etmişti, fakat eşinin başörtülü olması nedeniyle Cumhurbaşkanı olamıyordu. Çabuk unutuyoruz, o dönemli “sistem sıkışması”nı da unutmuşuz.

Sonraları altından FETÖ çıkan Danıştay Cinayeti, Hrant Dink Cinayeti ve daha birçok “kaos” eylemi Türkiye’yi bir darbenin eşiğine getirmişti. 27 Nisan’ı da hatırlıyorsunuzdur, fakat muhtemelen olaylarının kronolojisini ve sıkışmanın temelinde yatan CHP’nin darbe sevdasını unutmuşsunuzdur.

Bugünleri anlamak için, en azından Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı adaylığı sürecini açıp yeniden bakın derim. Sonrasında köprünün altından çok sular akmış olsa da, o süreç önemli.

Bahçeli, Sakarya mitingi sonrasında Gül’e bir hatırlatmada bulundu. 367 krizi, mecliste sadece CHP ve AK Parti’nin olduğu bir parlamentoda gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı seçimi için “karar yeter sayısı” olan 367 “toplantı yeter sayısı” olarak Sabih Kanadoğlu tarafından ilan edildi, CHP meclise girmedi, AK Parti’nin milletvekili sayısı da 367’yi bulmadığı için seçim yapılamadı. Bu dayatma sonrası Gül adaylıktan çekilmek zorunda kaldığında bir erken seçime gidildi. Erken seçim sonrasında AK Parti adayını değiştirmedi ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli “Meclise gireceğiz, 367 saçmalığını ortadan kaldıracağız, oy veririz vermeyiz ama meclise gireceğiz.” dedi ve yaratılan suni krizi çözdü. Bahçeli Sakarya mitingi sonrasında da Gül’e o dayatmayı ve çözümünü hatırlattı.

Hani vefa diyor ya Gül ve etrafındakiler, Devlet Bahçeli yine bildiğimiz gibi. Fakat karnından konuşmanın artık keşfedilmemiş başka yöntemleriyle her seferinde insanı şaşırtan Gül ve şürekası sanırım “vefa”yı sadece kendilerine tahsis edilmiş sanıyor.

Devlet Bahçeli, “Yeni Kapı Ruhu” ile Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde AK Parti ile ittifak yapacağını ve aday çıkarmayacağınız, Erdoğan’a oy vereceklerini açıkladı.

Vefayı çok önemseyen Abdullah Gül’den karnından konuşup pozisyon kollayacağına, 15 Temmuz akşamı gürlediği samimiyetle bir Yeni Kapı Ruhu vefası beklerdik. Demek ki beklentiyi yüksek tutmamak gerekiyor.

 

Yorumlar

Yorumlar