Demokratikleşme paketi ile ilgili zirve tespiti Murat Yılmaz hoca yaptı:

Demokratikleşme Paketi Tartışılmıyor Diyenler, Paketin Daha Çıkmadan Cumhuriyetin İlanından Daha Uzun Süre Tartışıldığını Biliyorlar mı? — Murat Yilmaz (@myilmaz_67) September 27, 2013

Paket daha açıklanmadan Cumhuriyet’in ilanından fazla tartışıldı, açıklandıktan sonra da Cumhuriyet’in ilanından fazla tartışılmaya devam etti. O yüzden, söylenen şeyleri bir de ben tekrar etmek istemiyorum, söyleyeceklerim daha çok bundan sonrası için…

Unutulmaması gereken bir husus var: Bu paketin bir “niyet beyanı” ve “bir siyasi parti taahhüdü”… Yani, bu paket AKP‘nin bir siyasi parti, Erdoğan‘ın AKP Genel Başkanı olarak sunduğu bir dizi siyasi reform önerisi. Daha içeriği görmeden kestirip atanları kendilerinden başka dikkate alan yok ama paketin heyecanlandırdığı insanların ve iyi niyetle bekleyen fakat hayal kırıklığına uğrayanların işi asıl şimdi başlıyor, daha çok iş var. “Paket bize sorulmadı” argümanı saçmalığın daniskasıydı, AKP MKYK’sına CHP‘lileri mi davet edecekti? İşte buyrun, AKP kendi vizyonunu açıkladı, şimdi CHP’ninkini görelim… CHP de çıksın desin ki, eli gördüm ve artırıyorum, Aleviler için yapılacak düzenlemeler de bir an önce tamamlansın ve açıklansın… Böylece paketin eksiklerini tamamlayalım, eklemezse o da AKP’nin ayıbı olsun. (Yalnız böyle dedim ama içimde bir korku da yok değil hani; yani “bunları eklemezseniz onları da kabul etmeyiz” uyanıklığı yapmasın mümkünse aslan sosyal demokratlarımız, hatta eğer vizyonları buysa eksik kalsın, dinimiz amin.)

Unutmayın, bu ülkede kanunen hala parti kapatılabilir, bunun sorumlusu da 12 Eylül 2010 Referandumu maddeleri görüşülürken diğer maddelere destek veren BDP‘nin parti kapatma maddesi görüşülürken anlaşılamaz bir kararla bu maddeye destek vermemesi ve maddenin düşmesiydi. O zaman, BDP’ye kapatma davası açılırsa ben o dava üzerine tek kelime etmeyeceğime yemin etmiştim, hâlâ sözümdeyim, BDP kapatılırsa o vebal bana ait olmayacak zira. Şimdi de aynı şey söz konusu. AKP’nin verdiği sözlerin arkasında durmasını kamuoyu olarak sağlamamız gerekiyor. Yani “andımız” kaldırılacak dendi diye kaldırılmayacak, daha yasal düzenleme yapılacak ve o düzenlemenin başına bir iş gelmesi engellenecek. En basitinden, Meclis’ten geçmesi gereken bazı değişiklikler var, bunların başına bir iş gelmeden geçmesi gerekiyor. (CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne dosya yetiştirme alışkanlığı depreşebilir mesela) Dediğim gibi, iş asıl şimdi başlıyor.

Bu paketin içeriği eksik fakat bizatihi paketin kendisi umutlu olmak ve daha çok şey talep etmek için en büyük neden…

***

Esaretin Bedeli (The Shawshank Redemption) IMDB listesinde hala bir numaralı film. Muhtemelen de o tahttan inmeyecek. Film üzerine ayrıca konuşuruz ama bir sahneyi hatırlayın. Andy Dufresne kaldığı hapishaneye bir kütüphane kurmak için her hafta bir mektup yazıyor. Uzun süre mektuplarına cevap gelmiyor. Bir gün mektubuna birkaç kitapla birlikte bir cevap geliyor, cevapta artık mektup yazmamasını istiyor ve kendisine birkaç kitap gönderdiklerini söylüyorlar. Andy artık karşı tarafta biri olduğunu ve sesinin bir yere ulaştığını biliyor. Yazmak için ilkinden daha iyi bir neden bu; ve Andy mektup sayısını haftada ikiye çıkarıyor… Sonunda kamyonlarca kitap hapishanenin kapısına dayanıyor…

***

Paketin içeriği ve eksikler aslında sivil topluma bir istikamet çiziyor çünkü içerik başlı başına bir sivil toplum başarısı. Paket öncesinde süren tartışmaları bu gözle dikkate aldığınızda birkaç yıl içinde memleketin nasıl bir yer olduğunu hayal edebilirsiniz. Mesela, “andımız” denen faşist metin birkaç yıl önce tartışılmaya başlandı. Liberaller bu gündemin peşini bırakmadı, sadece liberaller değil birçok kişi ara ara yazıp çizdi. Paket için son düzlüğe gelindiğinde Ufuk Coşkun öncülüğünde bir imza kampanyası başlatıldı, birkaç gazetede haber oldu (bolca küfür yedik filan) ve paketten “andımızın kaldırılması” çıktı. Bu şunu gösterir, sesimiz hükumet koridorlarına kadar gidiyor ve kamuoyunu dikkate alan bir hükumet var. (Diktatör Tayyip’çiler şuraya lütfen, burda mevzu başka) Demek ki pakette olmadığını görünce hayal kırıklığına uğradığımız Ruhban Okulu meselesinde yeterince ses çıkaramamışız.

Ben bu paket işini sevdim.

Şimdi mektup sayısını haftada ikiye çıkarmanın vaktidir.

Yorumlar

Yorumlar