CHP’li Bülent Tezcan, Sözcü Gazetesi’nden Saygı Öztürk’e bir mülakat verdi. Mülakat Sözcü Gazetesi’nin manşeti olarak çıktı ve tüm gün gündemi meşgul etti. Tabiri caizse Kemalist mahallede gümbürtü koptu, yer yerinden oynadı. Ben twitter’daki gürültüyü henüz görmemiştim, gazeteyi markette görünce manşeti merak edip almıştım.

Haber korkunçtu. Habere göre:

Firari FETÖ’cü Adil Öksüz’ün, kalkışmadan 3 gün sonra Ankara’dan İstanbul’a, 13 gün sonra ise Elazığ’dan, Ankara’ya ardından da İzmir’e uçtuğu belgelerle ortaya çıktı. Tezcan, “Aranan bir kişi bilet alabiliyor. Bir el onu koruyor” dedi…

İşgalin ucundan dönmüş bir ülke ve işgalcilerin bir numaralı ajanlarından birisi, o günden beri Türkiye’nin arananlar listesinin en başındaki isim, resmen ülke içinde cirit atıyor habere göre. Açıkçası devleti kapatıp hep beraber Bodrum’a yerleşelim.

Haber tabii ki yalandı. Çok geçmeden savcılık açıklama yaptı ve olayın tafsilatı haber oldu. Sosyal medyada olayın aslı astarı ortaya çıktı. Haberde bahsedilen Adil Öksüz, darbenin imamı olan Adil Öksüz değil, farklı bir kişiydi. Olay isim benzerliğinden ibaretti.

Sözcü Gazetesi, CHP milletvekili Bülent Tezcan mülakatıyla bir “yalan haber” yapmıştı. Peki bunun bir önemi var mı? Tabii ki hayır! Emekli albay apartman yöneticisi Sözcü okuru ve ortalama CHP’li, arkasında FETÖ yönlendirmesi olduğu besbelli bu manipülasyonla yapılan yalan haberi AKP karşıtı her tartışmada bir argüman olarak kullanacak ve buna gönülden inanacak. O kitleye artık kimse, o Adil Öksüz’ün o Adil Öksüz olmadığını anlatamaz, ikna edemez.

Bülent Tezcan’dan Özür Dileriz

Peki olaydan sonra, fikri takip açısından, ne oldu dersiniz? Mesela Sözcü Gazetesi özür diledi mi? Saygı Öztürk en azından “değerli okular”ını olayın, hadi “yalan” olduğu kısmı demeyelim “diğer yönü” konusunda bilgilendirdi mi? Ya da Bülent Tezcan, sırf isim benzerliği nedeniyle mağdur ettiği vatandaştan özür diledi mi?

Tabii ki hayır!

Bülent Tezcan Açıklama
Bülent Tezcan Açıklama

Bülent Özcan özür dilemek bir yana, bir de kamuoyuna atar yaptı resmen. Saygı Öztürk’ün twitter’ına bakarsanız tüm bu olan bitenler hiç yaşanmadı. Sözcü Gazetesi o manşeti geçmişin tozlu sayfaları arasına çoktan gömdü. Bir tek isim benzerliği yüzünden mağdur olan vatandaş suç duyurusunda bulundu, ki ondandan ne çıkar bilemiyoruz, günün sonunda olay vatandaşın başına da kalabilir, zira bu hikayede görünen tek suçlu darbenin imamı Adil Öksüz’le aynı adı ve soyadı taşıyan vatandaş gibi görünüyor.

Gelelim apartman yöneticisi emekli albay sözcü okuruna… Okuduğu gazetede çok sevdiği yazar tarafından, oy verdiği partinin vekilinden referansla sabah kahvaltı sonrası sunulan yalanı aldı, kabul etti, inandı ve argüman olarak AKP’ye oy verdiği kapıcıyı azarlarken kapıyı kapatmadan önce savrulacak bir aşağılama cümlesi olarak zihninde yerini aldı: “Cahiller, okumuyorlar, bilmiyorlar!..”



Bunları da okuyun

Yorumlar

Yorumlar