Ankara Kalesi
Fotoğraf: Ahmet Turan Bozkurt

Neşet Ertaş’ın “Cahildim Dünyanın Rengine Kandım” türküsündeki “Cahil” ile Joseph Campbell tarafından formule edilen “Kahramanın Sonsuz Yolculuğu”ndaki “Kanraman” aslında aşağı yukarı aynı kişidir.

Fotoğrafı kuzenim Ahmet Turan Bozkurt çekti. Kale civarında sokak müziği icra edip harçlık denkleştiren ikili, Neşet Ertaş’ın “Cahildim dünyanın rengine kandım” türküsünü söylüyormuş.

“Cahil” kelimesinin Anadolu’da kullanımı sözlük kullanımından biraz farklıdır. “Bilgisiz” olma halini daha ziyade “hayat tecrübesi” yönünden eksik olma haliyle tanımlar. Mesela okuma yazma bilmeyen yaşlılar gençlere “cahal” der, “cahil”in yerel söyleyişte biraz “kabalaşmış” haliyle “cahal”… Bu kullanım, şüphesiz sözlük anlamıyla neredeyse “okuma yazma”ya indirgediğimiz “cahil” kelimesinden çok daha derin bir yere denk gelir. Cahil ile kasdedilen, henüz hayat yolunun başında, daha çok bir eza cefa görmemiş, belki bir aşk acısı yaşamamış, bir ayrılık bir ölüm görmemiş gençtir.

Joseph Campbell ve Bin Yüzlü Kahraman

İngilizce’de kısmen “fool” kelimesinin karşıladığı, Joseph Campbell “Kahramanın Sonsuz Yolculuğu” olarak tanımladığı, benzer çalışmalarda “The Fool’s Journey” olarak bilinen “sınanmalar yolu”ndan geçmek üzere yolan çıkan “kahraman”a, iskambil kartlarındaki joker, tarot kartlarındaki prense denktir bu kullanım. Joseph Campbell bir antropolog ve mitler üzerine bir otorite. Çalışmalarının en popüleri ise “Bin Yüzlü Kahraman” olarak tanımlıyor mitlerde karşımıza çıkan anlatıların kahramanlarının ortak yaşantılarını. Esasında burada “kahraman” kelimesini de yeniden düşünmek gerek. Kahraman her zaman “en başarılı” demek değildir, zira mesela her baba medeni dünyanın tüm tanımlarını alt üst edercesine küçük kızının kahramanıdır. En başarılı değildir ama en güçlüdür, en koruyandır, en sığınılacak olandır. “Cahil”in sadece “okuma yazma bilmeyen” olmadığı gibi, “kahraman” da her zaman “güçlü ve başarılı” demek değildir.

Kahramanın Sonsuz Yolculuğu - Joseph Campbell
Kahramanın Sonsuz Yolculuğu – Joseph Campbell

Kahramanın Sonsuz Yolculuğu’nda, Campell “kahraman”ın bir arketip olduğunu ve tüm anlatılarda, aşağı yukarı benzer özelliklere sahip ve benzer sınavlardan geçen bir format olduğunu söylüyor. Yolun başında tecrübesiz, saf ve cesur “kahraman”, zaman içerisinde çeşitli zorluklarla karşılaşıyor, bunların üstesinden geliyor; yol üzerinde karşısına “şeytani kadın” arketipi çıkıyor aklını çeliyor veya “usta” arketipi çıkıyor ona doğru yolu gösteriyor. Hikayenin sonuna olgunlaşmış, öğrenmiş olarak ulaşıyor. Odysseus’tan Gılgamış’a, Hz. Nuh’tan Rambo’ya kadar bu hikayenin formatı neredeyse aynı.

İşte “cahil”i okuma yazmadan, “kahraman”ı başarıdan kısmen soyutladığınızda vaktiyle Neşet Ertaş’ın söylediği o derinliğe iniyorsunuz, herkes kendi hayatının kahramanıdır ve hayat yolunun başında bir “cahal”, bir “kahraman”dır.

Bu fotoğraftaki iki küçük kahraman da henüz yolun başında Neşet Ertaş’ın derin türküsü ile sanki bundan sonrasını planlıyor gibi duruyor; henüz farkında değiller ama daha dünyanın rengine kanacak, aşık olacak, acısını çekecek ve bu bir türkülük zamanları birbirlerine anlatıp hüzünlenecekler.

HürFikirler, 21 Ağustos 2016

Yorumlar

Yorumlar