Viyana ve Mozart’ın Penceresi

Bir şehri gezmeye nereden başlarsınız? Ben olduğum yerden başlarım. Bavulumu bıraktığım yeri merkez alarak, bir kilometrekarelik alanda, yürüme mesafesinde ne varsa ilk önce orasını gezerim. Gerçi buna pek gezmek de denemez, belki “vakit geçirmek”… Viyana’ya ilk gittiğimde de aynını yaptım. Otelden çıkıp, etrafta ne var ne yok dolaşmaya çıktım. Kaldığım yer merkezi olduğu için biraz…

Küçük olmayan şeyler: Çanta

Üzerine çok fazla düşünmediğiniz bazı “küçük” şeyler, aslında hayatınızda çok “büyük” bir yere denk geliyor olabilir. Pek kafa yormadığımı günlük nesnelerimiz, aslında kafamızı epey yoran şeylerdir. Üzerinde uzunca düşünmediyseniz, çanta meselesi üzerine düşünmeye başlayarak deneyebilirsiniz. Basit bir çantanın hayatınızda işgal ettiği yeri görünce şaşıracaksınız. Eşya Acımasızdır Eşya, acımasızdır. Öncelikle ilişki başladıktan sonra sizi ele geçirir…

Acının Tokluğu: Siyah

Avrupa’nın tarihi boyunca yaşadığı en derin krizlerden biri, Bosna-Hersek ve Sırbistanarasındaki savaş, en utanç verici tavırlarından biri de o süreçte takındığı tavırdı. Savaş esnasında 1356 gün süren kuşatma şüphesiz sadece Avrupa’nın değil, başta BM ülkeleri olmak üzere, tüm insanlığın meselesiydi; yine de yakın komşuların sorumluluğu bir çizgi ile değişen ülke topraklarına sahip olunduğu için, daha fazlaydı. Dünya’nın “en…

Bir sandalye yalnızlığı nasıl anlatabilir?

Chip Kidd, dünyanın en meşhur kapak tasarımcılarından birisi. Orhan Pamuk kitaplarının İngilizce baskılarının kapaklarını da Kidd yapıyor. Kidd, Haruki Murakami gibi dünyanın en meşhur yazarlarının, 1Q84’ü gibi kitap kapağıyla bile “bestseller” olabilecek işlerin tasarımcısı. Bir konuşmasında, kitap kapağını tasarlamaya başlamadan önce “Hikâye neye benziyor?” sorusunun peşine düştüğünü söylüyor. Misal elinde “dinazorların yeniden dirilmesi” gibi bir…

Victor Hugo’nun iPad’i

17 yaşındaki genç, yazdığı şiirleri yayınlamayı reddeden yayıncıya “Sizin için üzüldüm. Eğer şiirlerimi yayınlasaydınız, bundan sonra tüm yazdıklarımın yayın hakkını size verecektim.” der. Kısa bir süre aktif yayıncılık yapmış biri olarak, ben dahi birkaç defa muhatap oldum böyle koltuğunun altında bir dosya ile gelip şiirlerini yayınlatmak isteyen gençlerle. Tabii ben de bahsettiğim genci reddeden yayıncı…

‘Helvadan putlar’ veya ‘Kutsal sanatçılar’

Takip edebildiğim kadarıyla seküler mahallenin, linç edilip ocak dışı bırakılan son mağduru Yavuz Bingöl oldu. Ahmet Hakan’a verdiği röportajda söylediği sözler “en kullanışlı” yerlerinden alınıp, bağlamından koparılıp linç edilmeye müsait bir kıvama ulaştıktan sonra sosyal medyada servise hazır hale getirilmişti. Twitter’da başlayıp, gazete, televizyon haberleri derken Bingöl’ün Twitter hesabını kapatmasına kadar giden hızlı bir linç…