Etyen Mahcupyan uzun süre iktidarın (AK Parti iktidarı diyelim) en büyük destekçilerindendi. Son derece analitik argümanlarla ve tutarlı bir tavırla bu desteğini, gelen tüm tepkilere, eleştirilere karşı durarak, hatta “mahalleden dışlanma” pahasına sürdürdü. Şimdilerde ise aynı şekilde “analitik argümanlar” ve “tutarlı tavır”la muhalif, tüm eleştirilere ve tepkilere karşın muhalifliğini devam ettiriyor.

Aydınlar: Etyen Mahcupyan ve Diğerleri

Etyen Mahcupyan, iktidara desteğini hep “ilkesel” bir düzeyde tutmuştu. Mesela Mehmet Altan, Ahmet Altan kardeşler gibi, Hasan Cemal veya Cengiz Çandar gibi meseleyi kişiselleştirmemiş, argümanlarını net seçip, öne çıkardığı ilkeler üzerinden AK Parti ve Erdoğan’ı desteklemişti. Bu desteğini de gayet iyi temellendirdiği bir röportajda uzun uzun anlatmıştı.

Mesela Mehmet Altan, Star Gazetesi’nde yazarken, maaşına düzenli olarak astronomik zamlar yapılırken en büyük iktidar destekçilerindendi, ne zaman ki maaşına zam konusunda yönetimle anlaşmazlık çıkınca birden basın üzerindeki baskıyı fark etti. Cengiz Çandar ne zaman ki devlet uçaklarına çağrılmadı, aslında iktidarın ne kadar yozlaşmış olduğunu fark etti. Etyen Mahcupyan öyle değildi, şahsen ben de buna son derece kani olarak takip ediyordum kendisini.

Fakat hayat uzun, zaman geçiyor. Ne zaman ki Mahcupyan’ın kartviziti Cumhurbaşkanlığı makamından geri çevrildi, işte o an Mahcupyan da iktidarın ne kadar yozlaşmış olduğunu farketti ve bunu dillendirmeye başladı.

Etyen Mahcupyan Cumhuriyet Haberi
Etyen Mahcupyan Cumhuriyet Haberi

Kamuoyu: Etyen Mahcupyan ve Toplumun Gerikalanı

Etyen Mahcupyan son yazısı ile bir ilke imza attı. Bir önceki yazısında İsveç Başbakanı ile yapılmış bir röportajdan hareketle AK Parti ve Erdoğan’a ağır eleştirilerde bulundu. Fakat Mahcupyan’ın alıntıladığı röportaj aslında hiç yapılmamıştı, “röportaj” sosyal medyada dolaşan bir yalandan ibaretti. Mahcupyan yazısının sonundaki bir paragraflık not ile adeta kamuoyunu suçlu çıkardı:

Not: İsveç başbakanının ağzından verilen ve benim 17 Ağustos yazımda kullandığım alıntı 4 Ağustos’ta sosyal medyada dolaşıma çıktı. 12 gün geçti herhangi bir tekzip gelmedi. Yine de birkaç paragraflık alıntıdan iki cümleyi “İsveç başbakanı şöyle demiş” diyerek kullandım. Görünen o ki palavraymış, okuyuculardan özer dilerim. Umarım örneğin geçersizliği yaşanmakta olan gerçeğin üzerini örtmez.

Sanırım olmayan bir röportajdan hareketle yaptığı eleştiri için özür dilemesi gereken kendisi değilmiş. Röportaj sahte olsa da meselenin gerçekliğini Mahcupyan’ın istediği kadar dikkate almayan kamuoyunun Mahcupyan’dan özür dilemesi gerekiyor. Yazının sonundaki not, bu gerçeği ortaya seriyor.

Yorumlar

Yorumlar