Hani teravihe giderken kar yağardı ya…

Pide fırınında sıra bekliyorum. Hafif duman çökmüş Kangal’ın üstüne, bir taşra kasabasının en hareketli saatleri, iftara yaklaşırken pideyi kucaklayıp eve yetişme telaşı herkeste. Pideleri aldık, Sefer’le yola koyulduk, arada tırtıklıyoruz pideden, bugün bizim oruç günü değil.

Kar tutmuş ama havanın ayazı yumuşadı, demektir ki birazdan kar yağacak tekrar.

Dedem evin penceresinde bekliyor, soba gümbür gümbür yanıyor, üstünde demlikte çay demini alıyor. Üzüm hoşafı, elma kompostusu, patetesli kömbe… İftar sofrası hazır. Kulağımız ezanda.

Bu hikaye Evden Uzakta kitabımda yer almaktadır.

Kitabı online olarak sipariş verebilirsiniz.

Sipariş sayfasına gitmek için tıklayınız.

Yorumlar

Yorumlar