Karaoğlan’ın Karşılıksız Aşkı

5 Kasım 2006…
Uzun süredir GATA’da yatan Bülent Ecevit’in 22,40’da hayatını kaybettiği açıklandı.

Bülent Ecevit’i siyasi bir kişilik olarak değerlendiremedim. Ne yaptığı siyasi yanlışları kıyasıya eleştirebildim, ne de siyaseten doğru bulunan icraatlarını benimseyebildim. Çünkü Ecevit’in arkasında, gereğinden fazla bir “Rahşan Hanım” faktörü, yanlışları ona yıkmama ve doğruları ondan bilmeme engel oldu. Ecevit’in kendi adı ile anılan icraatları kadar da Rahşan Hanım’ın adı ile anılan icraat var: “Rahşan Affı” diye bir kavram oluştu memlekette.

Osmanlı hanedanına uzaktan da olsa akrabalığından mıdır artık, yoksa hafif “kılıbık mizaç” olduğundan mıdır bilinmez, padişahların arkasında ülke siyasetini gereğinden fazla etkileyen hanedan kadınları gibi Rahşan Hanım, Türk siyasi tarihinde gereğinden fazla göründü. Rahşan Hanım’ın “Demir Leydi” halini Ecevit’in romantik âşık, nahif şair hallerine yakıştıramadım. Açık konuşmak gerekirse, Ecevit’e acıdım içten içe çünkü Rahşan Hanım’ın ihtiraslarına kurban etti koca bir hayatı.

Söylediklerimizi temellendirelim:

Ecevit çifti için “Sevmedikleri siyasette geçen bir ömür” gibi tanımlamalar kullanılır. Bülent Bey için son derece doğru bir tespit ama Rahşan Hanım için gerçekten öyle mi? Siyaseti hiç sevmeyen Rahşan Hanım, Bülent Bey ölüm döşeğine düştüğü günün ertesinde “solda birlik” için kapı kapı gezip, kiminde tersyüz edilip kiminden kapıdan döndürülmedi mi? Hayat arkadaşı ölüm döşeğindeyken, sol birleşse ne olur birleşmese ne olur? O durumda hayat arkadaşının yanında olması gerekmez miydi?

İş tam tersi olsaydı, yani Rahşan Hanım ölüm döşeğine düşse idi, Bülent Bey kapısının önünden ayrılmaz, zaten sevmediği siyasete hayat arkadaşının sayılı son nefeslerini de harcamazdı. Siyaseti sevmiyordu ama Rahşan Hanım’ı seviyordu, belki farkında olarak belki olmayarak Rahşan Hanım’ın ihtirasları için siyasetin içinde bulundu. Tersi de doğru, Rahşan Hanım Bülent Bey’i körü körüne sevmiyordu ama siyaseti seviyordu ve Bülent Bey onun için son derece mantıklı bir seçimdi.

Bülent Bey’in vefa gösterdiklerine Rahşan Hanım arkasını döndü. Bülent Bey’e “Karaoğlan” lakabını takan yaşlı kadın kendisiyle görüşmek isteyince Rahşan Hanım tarafından reddedildiğini, çok kırıldığını söylüyor. Allah bilir, Bülent Bey’in bu istekten haberi dahi yoktu.

“Ömür boyu süren bir aşk” denir. Bülent Bey için çok doğru, her halinden belli oluyordu. Ama aynı şeyi Rahşan Hanım için söylemek mümkün mü? Rahşan Hanım’a bakınca, bu evliliğin katı bir mantık evliliği olduğunu çok rahat görebilirdiniz ama Bülent Bey karşılıksız bir aşkın ömür boyu kurbanı olmuştur bu aşkta: kendisine âşık olmayan birine âşık olan bir insan portresi; fakat Bülent Bey diğer platonik aşk kurbanlarından farklı olarak evlenebilmiş sevdiği kadınla ve bu karşılıksız aşk bir ömür sürmek zorunda kalmış. Yazık oldu.

Rahşan Hanım, merhumun cenazesini bile kendi egosunu tatmin için bir fırsat gördü. Taziye için gelenleri siyasi görüşüne göre tasnif edip kırgınlıklarına cenaze törenini alet etti. Cenazede cenaze arabasının arkasından yedi kilometre yürüdü. İşte buna ben de hala şaşıyorum… Belki de artık solu birleştirme umudu kalmadığı içindir biraz vefa gösterdi merhuma.

Şimdi de CHP tarafından solda birlik ayağına milletvekili gösterileceği söyleniyor. Yakışır. Bülent Bey’in arkasından “Eşimin yasını tutacağım.” dese şaşırırdım, ona yakışan çok sevdiği siyasete yeniden bulaşmasıdır.

Allah rahmet eylesin, iyi adamdı rahmetli…

Yorumlar

Yorumlar