Neden çanta taşıyoruz, neden okumayacağımız halde yanımıza kitap alıyoruz?

Son sıralar sırtımda bir ağrı başladı. Üşütmüş de olabilirim, o yüzden biraz fazlalaştı ama temel nedeni çanta taşımak. Bir sırt çantam var, içinde şu resimde görülen avuç içi büyüklüğünde bir taş da dahil olmak üzere, envai çeşit şey var ve hiçbirini çıkarıp bir kenara koyamıyorum. Mesele derin, çanta ile ilgili yazıma da bir bakın derim.

Çantada ağırlık yapan şeylerden en önemlileri kitaplar. Okuduğum kitapları yanıma almadan evden çıkamıyorum. Ve maalesef ben aynı anda birkaç kitabı birlikte okuyanlardanım, yani bir kitap bitmeden diğerine geçmemek gibi takıntılarım yok, bu da dolayısıyla aynı anda birkaç kitabı taşımak demek.

Mesela bazen üç kitabı taşıyorum günlerce ama tek satır bile okumuyorum. Hatta o gün kesinlikle okuyamayacağımı bildiğim halde yine de yanıma almadan çıkamıyorum. Yanıma almazsam sürekli bir şey unutmuş hissiyle anahtar, telefon, cüzdan üçlemesini kontrol edip duruyorum. Çözümü var mı bilmiyorum, fakat sırtımdaki ağrı bir çözüm üretmem gerektiğini artık iyiden iyiye hissettiriyor.

Çanta taşıma meselesi, basit görünen her mesele gibi aslında o kadar da basit değil. Meşhur moda dergisi Glamor’un blogunda çok ilginç bir yazıya denk geldim. Kadınlar açısından, çanta taşıma şeklinin karakterlerine dair ipucu verdiğinden bahsediyor ve bunu baya ciddi araştırmalara dayandıran bazı çalışmalardan hareketle, beden dili uzmanlarından görüş alarak örneklendiriyor. YouTube’un Türkiye’de yavaş yavaş meşhur olduğu dönemleri hatırlarsanız, “Çantamda ne var?” videolarıyla doluydu.

Bu yazıya da göz atın >>  Tolstoy Okuma Sırası: İvan İlyiç'in Ölümü

Çanta taşıma meselesinin kitapla alakalı olan kısmında “okumayacağımızı bildiğimiz halde neden yanımıza kitap alırız?” sorusu hayati bir yer tutuyor. Bu soru sadece çanta meselesinde değil, seyahate, tatile giderken alınan kitaplar için de geçerli. Bu “okur derdi” başka bir yazıya kalsın ama çanta ile ilgili olan kısmıyla alakalı, sanırım “eksiklik hissi”ne denk geliyor. Yanımıza kitap almadığımızda mutlaka pişman oluyoruz, alınca da okumuyoruz belki ama alıp da okumamanın pişmanlığı almayınca “eksiklik” duygusunun verdiği pişmanlık hissine oranla daha ağır bir his.

Kendi adıma çözümü şöyle buldum: Birkaç kitabı aynı anda okurken mutlaka birini ince bir kitap olarak seçiyorum. Böylece çantaya kitap almadan çıkmıyorum, kitap da çok ağırlık yapmıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir