AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu önemli açıklamalarda bulunmuş, benim favori pasajım şu: “10 yıllık iktidar dönemimizde bizimle şu ya da bu şekilde bizimle paydaş olanlar, gelecek 10 yılda bizimle paydaş olmayacaklar. Çünkü bu geçtiğimiz 10 yıl içinde, bir tasfiye süreci ve bir tanımlama özgürlük, hukuk, adalet söylemi etrafında yaptıklarımıza paydaşlar vardı. Onlar da şu ya da bu şekilde her ne kadar bizi hazmedemeseler de; diyelim ki liberal kesimler, şu ya da bu şekilde bu süreçte bir şekilde paydaş oldular ancak gelecek inşa dönemidir. İnşa dönemi onların arzu ettiği gibi olmayacak. Dolayısıyla o paydaşlar bizimle beraber olmayacaklar. Dün bizimle beraber şu ya da bu şekilde yürüyenler, yarın bizim karşımızda olan güçlerle bu sefer paydaş olacaklar. Çünkü inşa edilecek Türkiye ve ihya edilecek gelecek onların kabulleneceği bir gelecek ve bir dönem olmayacak. Onun için işimiz çok daha zor.”

Bu “tarihi” açıklama biz “liberal kesimler”in de desteklediği “demokratikleşme” hamleleri olmasaydı AK Parti’nin kapatma davası delilleri arasında yer alacak bir gazete kupürüydü. Şimdilik her yer güllük gülistanlık olsa da, ben henüz maçın bittiğini düşünmüyorum, bir yerlerde halen bu güzel açıklamalar istifleniyor muhtemelen ve Allah muhafaza konjonktür değişirse bu açıklama çok iş görecektir. AK Parti Babuşçu’nun bahsettiği “inşa” hamlesini başaramazsa veya liberal kesimlerin desteklediği demokratikleşme hamleleri yetersiz kalıp da medeni demokrasiler ligine çıkamazsak yüce divan yolunun en güzel taşlarından biri olacaktır bu açıklama. Hayırlı olsun.

Liberal kesimlerden kendi payıma, AK Parti ile “şu veya bu şekilde paydaş” olmadım, AK Parti’nin yaptığı demokratikleşme hamlelerini Çin Komünist Partisi yapmış olsa da desteklerdim, eldekiyle yetindik, hepsi bu. AK Parti’den beklentiyi yüksek tutmamayı da öğrendik zaman içinde, artık AK Parti kadrosunun demokratikleşmede sınır ve kapasitelerini az çok biliyoruz. Bu açıklama da bu sınıra çok güzel bir örnektir zaten.

Peki bu açıklama ne yapmış oldu?

Birincisi, bu açıklama “AK Parti’nin gizli ajandası var!” diyen ve şeriat getireceğinden korkan kesimleri haklı çıkarır. Ben hala böyle bir şey olduğuna inanmıyorum, olsa bile başarıya ulaşamayacağına dair her türlü bahse girebilecek kadar öngörüme güveniyorum. AK Parti’nin şeriat getirmek istediğine dair argümanlara gülüp geçmeye devam edeceğim ama artık bu argümanı dillendiren Kemalistlerle muhatap olmayı düşünmüyorum. Meydan sizindir, cenginiz mübarek olsun.

İkincisi, açıklamanın sorunlu dili nereye çeksen oraya gider nitelikte. Ergenekon, Balyoz ve diğer kritik davaları “AK Parti’nin tasfiye operasyonu” şeklinde kodlayan zihniyete çok güzel bir malzeme vermiş oldu. “Çünkü bu geçtiğimiz 10 yıl içinde, bir tasfiye süreci ve bir tanımlama özgürlük, hukuk, adalet söylemi etrafında yaptıklarımıza paydaşlar vardı.” cümlesinin bir itiraf olarak görüleceğinden hiç şüphem yok. Dolayısıyla medeni demokrasiler ligine giden en önemli adımlardan olan darbe yargılamaları ve derin devletin geriletilmesi sürecini çarpıtma için bundan daha veciz bir şekilde malzeme verilemezdi diye düşünüyorum.

Hasıl-ı kelam: Babuşçu’nun üslubuna bakılırsa, Başbakanın koyduğu 2071 vizyonunu, ülkeyi 2071’e kadar AK Parti’nin yöneteceğini şeklinde anlamış fakat liberal kesimler AK Parti’nin bir siyasi parti olduğunu ve toplumun gerisine düşerse bir seçimlik saltanatı olduğunu biliyor, o yüzden kasmıyor.

Yorumlar

Yorumlar