Gerçek Hayat Dergisi, Sayı 767

Bundan 15 yıl önceki dünya ile şimdiki dünya arasındaki fark, 15 yıl önceki dünya ile 15.000 yıl önceki dünya arasındaki farktan daha fazla olabilir. Her ne kadar ben abartarak söylemiş olsam da, abartı kısımlarını törpülediğinizde ortaya aşağı yukarı benzer bir manzara çıkar. “Menderes bolluğu” dedikleri dönem öncesinde, yani traktörün köylüye henüz ulaşmadığı sıralar, mesela 1940’larda, Sivas’ta bir köyde “kara saban”ı ile tarlasını ekip ailesinin iaşesini temin eden bir köylü ile aynı topraklarda ondan 1.000 yıl önce yaşamış ve kara sabanı ile ailesinin iaşesini temin eden köylünün arasında görece çok fazla bir fark yoktu. İkisi de elektrik olmayan bir evde, ateş ışığında oturuyordu, hayatına köyünde başlıyor, en fazla köyünün 2-3 km çeperindeki komşu köylere kadar gidiyor ve hayatını köyünde tamamlıyordu. Son iki yüzyılda yaşanan gelişmeler, dünya tarihinde, öncesine nazaran çok daha farklı bir hızla cereyan etti. Bu meselenin tafsilatına belki başka bir yazıyla girmek gerekir fakat kısaca geçiş yapmak gerekirse, son 15 yılda yaşadığımız teknolojik gelişmelerin sonucu ortaya çıkan sosyal medya hayatımızı “dramatik” bir şekilde değiştirdi.

***

“Nasıl tanıştınız?” sorusuna “internetten” şeklinde cevap vermek zorunda kalan çiflerin çilesi bitmiyor. Bazıları geçiştirmeye çalışıyor, bazıları birliktelikleri biraz yol alınca anlaşıp bir hikaye uyduruyor ve bu hikayeyi anlatıyor, muhtemelen çok az bir kısmı özgüvenle “internetten” deyip gelecek tepkileri göğüslemeyi göze alıyor. Zira “Sanal Alem” deyince ilk izlenimler genellikle olumsuz oluyor, sanal aleme eleştirel bakmak artık bir çeşit “doğal durum” sayılıyor ve “sanal alem”e bakışta ilk akla gelen örnekler ve tepkiler genellikle “olumsuz” oluyor. Peki “sanal alem” dediğimiz yer, gerçekten hala “marjinal” bir yer mi hayatımızda? Sanal alem artık ne kadar “sanal” acaba?

Yine ilişkiler üzerinden gidelim. Eskiden düğünde, dernekte, kafede, parkta tanışırmış insanlar veya buralarda birbirlerini görür, ortak tanıdıklar vasıtasıyla ulaşmaya çalışır, ilişki başlayınca bir muhallebicide dondurma yenirmiş vesaire… Facebook veya sosyal medya, düğünde gördüğünüz ve hoşlandığınız bir kızın kim olduğunu kuzeninize sorup öğrenmesi için ikna etme, sonra ufaklıklardan biriyle küçük bir kağıda yazılmış bir mesajı iletme, ince ince bakışma işlerini aradan çıkardı. Artık “düğün resimleri”nde etiketlenmiş birini görüyor, ortak arkadaşlara bakıyor, belki mesaj atıyorsunuz ve ne kuzen, ne de ufaklıklar yoruluyor, olacaksa oluyor olmayacaksa da olmuyor. Kız çirkef değilse mesela mesajınızın caps’ini alıp duvarında yayınlamıyorsa, ilerde kuzen veya ufaklığın “şu kıza da yazmıştın, buna da mesaj göndermiştin, söyliym mi yengeme?” gibi şantajına maruz kalma durumunuz da olmuyor. Aslında epey faydalı yani.

Her zaman mevzu böyle eğlenceli değil tabii.

Gerçek hayatta sosyal iletişimi sorunlu, özgüvensiz psişik tipler sanal alemde klavyenin başına geçince kendini on kaplan gücünde hissediyor. Einstein twitter kullansa adama kuantum atarı yapacak tiplerden tutun, paketi açılmadık küfürleri boca etmeye kadar “korunaklı” bir alan yarattı sanal alem. Sosyal hayatta yüzünüze laf söylemeye özgüveni olmayan tipler, troll bir isim arkasından resmen aslan kesiliyor. Sanal alemdeki kişiliği ile gerçek dünyadaki kişiliği arasındaki fark, resmen filmlerdeki seri katil tipolojisini andırıyor, troll hesaplar resmen bilinçaltının cisimleşmesi işlevi görüyor, güneş batıp dolunay çıktıktan sonra içlerindeki kurtadamlar, firenkeştaynlar ortaya çıkıyor.

Sanal alem diye bir günah keçisine yüklediğimiz çoğu eksik ve yanlışın aslında reel hayat olduğunu kabul edip, bunlar üzerine kafa yormak sanal alemin zararlarını aza indirmede daha verimli olabilir. Nitekim, eğer adam psikopatsa ve evledindikten üç ay sonra karısını öldürecekse, nerde tanıştığının bir önemi yok, hatta bir tv programında tanışmış olması iyi bile olabilir zira kadına şiddet konusunda hala konuşulamayan, haber değeri taşımayan o kadar çok vak’a varken, haber olması açısından olumlu bile denebilir.

***

Hasılı şu ki, sanal hayat ne kadar “sanal” artık ciddi ciddi üzerine düşünmek gerekiyor.

Yorumlar

Yorumlar