Bir ihtilafın kısa hikâyesi

Yazarken kullandığım bazı kelimeler, bazı terkipler ve kimi zaman herhangi bir kalıba uymayan tercihler iyi niyetli arkadaşlar tarafından yadırganıyor; beni düzeltip doğrusunu gösteriyorlar.

İyi niyetlerine inanıyorum fakat ne bu konu üzerine çok düşündüğümü ne de tercihimin bilinçli olduğunu farketmiyorlar.

Mesela önceki cümlede “ne ../ ne ..” bağlacı içeren cümlenin yüklemini olumsuz kullandım. Halbuki “ne ../ ne ..” bağlacının yüklemi olumlu kullanılır; kural böyle diyor.

“Ne ../ ne ..” bağlacı kullanımında kısmen Peyami Safa’nın tezine yakın olduğumu söylemeliyim. Üstat kullanım şekline dair köşe yazısında, eğer iki “ne” arasındaki kelimeler az ise yüklem olumlu, kelime sayısı fazla ise olumsuz kullanılmalı diyor. Çünkü iki “ne” arasında kelime az ise zihnimizde manaya dair muğlaklık olmuyor, olumlu yüklemi olumsuz algılamada sorun yaşamıyoruz. Fakat bağlaçlar arasında kelime sayısı fazla ise cümlenin başındaki manayı ıskalayabiliyoruz ve yüklem olumsuz anlamı vermekte zayıf kalıyor.

Mesela “Ne kendi gitti ne beni bıraktı.” dediğimizde “bıraktı” şeklinde olumlu kullandığımız yüklemden “bırakmadı” olumsuz anlamını alıyoruz.

Fakat benim baştaki cümlemde “İyi niyetlerine inanıyorum fakat ne bu konu üzerine çok düşündüğümü ne de tercihimin bilinçli olduğunu farkediyorlar.” derken ilk cümlede varolan olumsuz anlam ikinci cümlenin sonuna geldiğimizde zayıflıyor. O nedenle ikinci “ne”den sonra cümledeki olumsuz anlamı güçlendirmek için nispeten ilk cümleden bağımsız düşünüp yüklemi olumsuz kullanmak gerekiyor.

Benim tercih ettiğim kullanım Peyami Safa’nın usulüne ek olarak birkaç nüansı içeriyor; ki o meseleyi başka bir köşe yazısında vuzuha kavuştururuz.

Şimdilik bununla iktifa edelim; timeline’nınızı bence mühim ama sosyal medya gündemi açısından “ne diyo bu ya?” mesabesinde işgal ettiğim için affınıza sığınıyorum fakat Peyami Safa’nın köşe yazılarını okuyorum, bir süre daha böyle ince dikkatlerim olacak gibi görünüyor.