Gazeteci tarafsız olabilir mi?

Türkiye’de özellikle abartılan bir safsata var, gazeteciliğin anlamsızca kutsallaştırılması yetmiyormuş gibi bir de “tarafsız”, “objektif” gibi mümkün olmayan özelliklerle kendilerini donatarak iyice dokunulmaz hale geliyorlar.

Bu meselede verilen klasik örnek New York Times, Washington Post, Guardian gibi ekol gazetelerin seçimler öncesinde destekledikleri aday ve partileri ilan etmesi verilir. Birçok etkili gazeteci, muhabir, köşe yazarı da destekledikleri aday ve partileri önceden yazarlar.

Bir adayı veya partiyi destekleyeceğini açık açık ilan eden bu gazetelerin veya gazetecilerin “tarafsızlığı”nı kimse sorgulamaz. Zira insanlar onlardan tarafsız olmalarını değil, dürüst olmalarını bekliyor. Zaten bu yayınların ve gazetecilerin itibarı da bu dürüstlükten geliyor, mesela “tarafsızım” diye herkesin birbirini kandırdığı bir yalan söylemiyorlar.

Türkiye’nin son yıllarda en büyük ikilemi medyada yaşandı. AK Parti’yi destekleyen medya organları da, CHP’li medya da tarafsız olduğunu iddia ediyor, gazeteciler yine öyle… Dürüst davranıp desteklediği partiyi, adayı açıklayan da itibarsızlaştırılıyor.

Karşılıklı bir kandırmaca ortamında alan memnun satan memnun bir iki yüzlülük devam ediyor.

Gazeteci değil, herhangi bir insan tarafsız olamaz. Mesele taraf olmak değil, dürüst olmaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.