İçeriğe geç
Taşra

Bir Bültenden: Saraybosna Mektubu

Harun Kaban Harun Kaban
irtibat@harunkaban.com · Temmuz 26, 2026 · 2 dk okuma

Saraybosna kuşatması, yirminci yüzyılın son büyük acılarından biriydi. Üç buçuk yıl boyunca bir şehir, dünyanın gözleri önünde yok edilmeye çalışıldı.

Özellikle son beş yılda ülkemizin dört bir yanında bir ateş çemberi var, adı belki henüz konulmasa da Üçüncü Dünya Savaşı’nın içindeyiz.

Bir şehir kuşatıldığında ne olur? Haritalar değişir, sınırlar yeniden çizilir, ölü sayıları artar ve daha bir sürü şey… Bu başına gelmeyenin anlayabileceği bir şey değil, aynı şekilde başına gelenin de öyle kolay kolay anlatabileceği bir şey değil.

Özellikle son beş yılda ülkemizin dört bir yanında bir ateş çemberi var, adı belki henüz konulmasa da Üçüncü Dünya Savaşı’nın içindeyiz. Artık acıya karşı duyarsızlaştığımız bir dönemden geçiyoruz.

Dünya aslında son birkaç yılda bu kadar kötü bir yer haline gelmedi, son birkaç yıldır korkunç şeyleri canlı yayında izliyoruz, sosyal medyada maruz kalıyoruz o yüzden sanki dünya birdenbire çıldırdı gibimize geliyor.

Böyle olunca da biraz geriye dönüp bakmak gerekiyor, gelecekte bizi neyin beklediğini hep merak etsek de geçmişte olanı yeterince anlayamadığımızda işler pek yolunda gitmeyebiliyor.

Saraybosna kuşatması, yirminci yüzyılın son büyük acılarından biriydi. Üç buçuk yıl boyunca bir şehir, dünyanın gözleri önünde yok edilmeye çalışıldı. O kuşatmadan büyük bir edebiyat ve sanat çıktı. Bunu önemsemek gerekiyor, çünkü acılardan geri kalan hisler anlatılmadığında yeni acılar daha büyük bir etkiyle yaşanıyor.

Devamı

Diğer Yazılar