Viyana ve Mozart’ın Penceresi

Bir şehri gezmeye nereden başlarsınız? Ben olduğum yerden başlarım. Bavulumu bıraktığım yeri merkez alarak, bir kilometrekarelik alanda, yürüme mesafesinde ne varsa ilk önce orasını gezerim. Gerçi buna pek gezmek de denemez, belki “vakit geçirmek”… Viyana’ya ilk gittiğimde de aynını yaptım. Otelden çıkıp, etrafta ne var ne yok dolaşmaya çıktım. Kaldığım yer merkezi olduğu için biraz…

Sinop İnceburun Ay’a Yolculuk ve İkinci Adamların Hikayesi

Sinop İnceburun Türkiye’nin en kuzey noktası. Bu yaz bir vesileyle İnceburun’a gittim. Seyahat insanın sadece bir yerden başka bir yere gitmesi değildir, aynı zamanda insanın kendi içinde de bir yolculuğa çıkmasıdır. İnceburun’daki kısıtlı zamanımızda, sadece kendi içimde derin bir yolculuğa çıkmadım, aynı zamanda aslında Ay’a yolculuk etmiş kadar oldum. Abartıyor muyum? Kesinlikle hayır, eğer iyi bir…

Designated Survivor: Amerika’da darbe olur mu?

Designated Survivor ilk sezonu yayınlanan ve takipçilerini izlerken kaç bölüm kaldı diye nefes nefese izlettiren, yeni bölüm ne zaman diye heyecanlandıran Netflix orijinal dizilerinden birisi. Konusu itibariyle, özellikle Donald Trump gibi bir figürün Amerikan başkanlığına oynadığı bir dönemde enteresan göndermeleri olan bir dizi. Dizinin ismi “atanmış kurtulan” gibi bir manaya geliyor. Amerikan kongresinde, Başkan’ın konuşma yapacağı…

Etyen Mahcupyan ve Kişisel Hırsların Kamuoyuna Etkisi

Etyen Mahcupyan uzun süre iktidarın (AK Parti iktidarı diyelim) en büyük destekçilerindendi. Son derece analitik argümanlarla ve tutarlı bir tavırla bu desteğini, gelen tüm tepkilere, eleştirilere karşı durarak, hatta “mahalleden dışlanma” pahasına sürdürdü. Şimdilerde ise aynı şekilde “analitik argümanlar” ve “tutarlı tavır”la muhalif, tüm eleştirilere ve tepkilere karşın muhalifliğini devam ettiriyor. Aydınlar: Etyen Mahcupyan ve…

Sosyalist Katil Che Guevara ve Devrimin Karanlık Yüzü

Che Guevara bir katilden kahraman yaratan karanlığın, dünya tarihinde en başarılı pazarlama çalışmalarından biridir herhalde. Devrimin karanlık yüzünün en parlak yüzü, o çok sövdükleri kapitalizmin bütün nimetlerinden faydalanarak romantik bir mite çevirdikleri kahraman katil, tişörtlerden kupalara kadar her popüler platformda arz-ı endam eden bir figür halinde. Bu mitin alıcısı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye yazınında…

“Hayat Koleji Bursluluk Sınavı” diye bir şey yok

Bir nükleer santrali işletmek mi daha zordur; yoksa hayatınızın aşkıyla ilişkinizi kavgasız gürültüsüz devam ettirmek mi? Yalnızlık zor olsa da bazen ilişki bir yalnızlıktan çok daha zor olabilir. Hayat koleji bursluluk sınavı diye bir şey olsaydı, girsek de hayatı burslu yaşasak iyi olurdu ama yok maalesef. Aşk hayatı ve iş hayatı arasındaki ilişki hep gerilimli…